Beyazlayan saçlarınızdan kurtulup tekrar kendi rengine getirmeni

2014-01-03 12:09:00

250x250

Yapılan bilimsel araştırmalar saç tellerinin beyazlamasını genetik, yaş, radyasyon, tiroit bezinin aşırı çalışması, şeker hastalığı, düzensiz beslenme, ülseratif kolit, kansızlık ve stresli bir yaşam gibi çeşitli faktörler olabileceğini göstermektedir. Saç tellerine renk veren melanin denilen pigmentin salgılanmaması saç tellerinin doğal rengini yitirerek şeffaf bir renge dönüşmesine neden olur. Her ne kadar yaş faktörü yaygın gibi görünse de 20’li yaşlarda da saç telleri beyazlaşabilir. Beyazlaşan saç telleri genç yaşlarda 2 3 saç teliyle sınırlı kaldığı için genelde çekme veya koparma gibi hatalı yöntemler uygulanır. Ancak bu yöntem saç derisine hem zarar verir hem de yeni beyaz saç tellerinin çıkmasına neden olur. Peki, beyaz saç tellerini yok etmenin püf noktaları nelerdir? Saçı Kökten Beslenmek Çeşitli hastalıklarla ortaya çıkan saç beyazlamasını geri döndürmek mümkün olabilir. Özellikle kansızlık ve düzensiz beslenme nedeniyle zayıflayan saç köklerini B12, folik asit ve omega 3 içeren gıdalarla besleyerek güçlendirebilirsin. Organik Gıdalar Yaşlanmayı hızlandıran işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve gıdaları organik olarak tüketmek saçların beyazlamasını engellemek için gereklidir. Ayrıca hücre yenileyici özelliğiyle tanınan noni meyvesi, avokado, nar, kivi, A, C, E vitaminlerini taşıyan meyveleri ve çinko mineralini taşıyan gıdaları tüketmeyi ihmal etme. Saç Rengini Değiştir Beyazlaşan saçları koyu renklerle kapatmak zordur unutma açık renk veya küllü tonlarda beyaz saç telleri çok az dikkat çekmektedir. Olumlu düşün ve Gülümse Stresli bir ...

Devamı

Bayanlar sıkı kalçalara sahip olmanın sırrı ne?

2014-01-03 10:21:00

250x250

Son günlerde çok moda olan kalça kaldırma ya da dikleştirme aslında herkesin merak ettiği bir konudur. Birçok bayanın hayali kalkık, dışa bombeli selülitsiz ve sıkılaştırılmış kalçalardır. Hayal ettiğiniz sıkı kalçalara evde yapacağınız birkaç hareketle kavuşabililirsiniz. Celebrity Fitness eğitmenlerinden Japonya Miss Fitness’ı Miho Araki ile squat hareketi ile nasıl sıkı popolara kavuşabileceğimizi anlatıyor. Kalçaları sıkılaştırmak, popo kaldırmak, basenleri ve bacakları sıkılaştırarak kuvvetlendirmek için alt ekstremite için en efektif harekettir. Tek harekette en çok kalori yakabileceğiniz hareketlerin başında gelen çömelme veya diğer adıyla squat vücudun en büyük kas gruplarından biri olan bacak kaslarını çok etkili bir şekilde çalıştırır fonksiyonel bir egzersizdir. Günlük yaşamı kolaylaştırır, yataktan kalkarken merdivenden çıkarken kullandığınız kas gruplarıyla aynı kas grupları çalıştırır. Kalça sıkılaştıran egzersizler! Dizler hafif bükülü bir şekilde düz ayakta durun. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açın. Parmak uçları karşıya baktığından emin olun. Dirseklerinizi bükün ve her iki kolunuzu da boksör pozisyonunda tutun. Dik durun; Kulak, omuz ve kalça tek çizgide olsun. Dizlerinizi bükerek squat pozisyonunda oturun. Bir sandalyede oturuyormuş gibi. Daha ileri zorlayıcı bir egzersiz için oturma pozisyonunda vücudunuzu geriye doğru alçaltın. Vücut ağırlığınızı parmak uçlarına değil topuklara vererek vücut ağırlığınızı dengeleyin. Dizlerinizi parmak uçlarınızı geçmeyecek şekilde ayak bileğinizin hizasında tutun. Aşağı squat yaparken nefes alın, kalçalarınızı sıkarak ayağa kalkarken nefes verin. Ağırlığı poponuza ve bac...

Devamı

Geniş kalçaları eritme diyeti yöntemleri

2014-01-03 10:16:00

250x250

Kalçalarınızın genişliğinden şikayet mi ediyorsunuz? Uygulayacağınız 6 haftalık diyetle kalça ve basen bölgelerinizdeki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz. Amerikalı ünlülerin denediği bu diyetle sadece vitrinden izlemekle yetindiğiniz dar pantolonları üzerinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Tabii rakiplerinizi kıskandırıp, partnerinizi büyülemek de cabası. Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var. Uygulayacağınız diyet her yerde kolayca bulup tüketeceğiniz gıdalardan oluşuyor. En önemlisi de oldukça ekonomik oluşu. Diyetin birinci dereceden etkilediği bölüm kalça ve basen ardından da bacaklar geliyor. Özellikle binici pantolonu olarak adlandırılan kalça ve diz kapağı bölgesinde fazla kilo problemi olan kişiler tam 6 hafta içinde etkili çözüme kavuşabiliyorlar. Diyet kayısı ve badem müslini olarak tanımlanıyor. Müslinin hazırlanışı Hazırlayacağınız müslinin tadı oldukça leziz. İçeriğinde badem ve kurutulmuş meyveler ve tahıllar kadar pek çok vücudunuza faydalı gıdalar bulunuyor. Ancak hepsi bir araya getirildiğinde kalça bölgenizdeki yağları hızla eritip, sizi forma sokuyor. Hazırlanışına gelince: 2 fincan yulaf tanesi, 2 fincan kırılmış fındık, 1 fincan buğday, 1 fincan çekirdeksiz kuru üzüm, 1 fincan ayçiçek tohumu, 1 fincan badem, 1 fincan ince kıyılmış kuru kayısı. Malzemeleri karıştırıp, blenderdan geçirin. Hazırladığınız karışımı tam 12 porsiyon olacak şekilde eşit parçalara ayırın. Her porsiyonda karışımı bir bardak diyet soğuk süt ilave ederek tüketeceksiniz. Tabii üzerine yarım dilim muz da ekleyebilirsiniz. Günlük program Kahvaltı: Bir porsiyon hazırladığınız müsli, bir...

Devamı

Beyin Güçlendirici Besinler ve Faydalari

2013-09-29 00:05:52
Beyin Güçlendirici Besinler  ve Faydalari |  görsel 1

250x250

Beyin güçlendirici besinler denildiğinde, daha çok konsantre olmamızı sağlayan ve zihnimizi açan bazı besinler akla gelir. Bu yazıda bu besinlerin bir listesini bulabilirsiniz.   Beynin düzgün ve etkili çalışmasını sağlayan gıdalar, halk arasında beyin gücünü arttıran besinler olarak bilinen gıdalardır. Bu besinlerin dikkat, konsantrasyon, hafıza, problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi beyin fonksiyonlarını arttırıcı etkileri vardır. Tıpkı yanlış besinler yediğimizde damarlarımızın tıkanması gibi beyin damarları da bundan etkilenir. Bunlar beyin fonksiyonlarını düşürür ve zayıf bir hafıza, düşük konsantrasyon ve odaklanma eksikliğine neden olur. Bu durum yavaş yavaş diğer vücut fonksiyonlarını da etkilemeye başlar. Bu nedenle vücudun en önemli organlarından biri olan beynimizi güçlendirmek için, yediklerimize dikkat etmek son derece önemlidir. Beyin Gücünü Arttırıcı Besinler: -Su: Temelden başlayalım, hepimiz her gün su içeriz ancak çoğu zaman ne kadar içtiğimize dikkat etmeyiz. Her gün 8-10 bardak su tüketmek beynin düzgün çalışabilmesi için gereklidir. Ne kadar su içtiğine dikkat etmeyenlerin dikkatini çekmek için beynimizin 3/4′ ünün sudan oluştuğunu hatırlatalım. Çalışmalar yeterli su tüketenlerin, tüketmeyenlere göre beyin fonksiyonlarının daha iyi çalıştığını göstermektedir. -Meyveler: Yaban mersini, ahududu, frenk üzümü gibi meyveler hafızayı ve beyin gücünü arttıran besinler olarak bilinir. Bu meyveleri sabah kahvaltısında müslinize ekleyin yada bir kase yoğurtla birlikte tüketin. Bunlar günlük olarak tüketilebilir ve içindeki antioksidanlar vücuda bir çok fayda sağlayacaktır. ...

Devamı

Ruj Kanser yapar mı acaba?

2013-09-28 23:57:21
Ruj Kanser yapar mı acaba? |  görsel 1

250x250

Araştırmalar ve çalışmalar, rujların içinde yüksek miktarda ağır metalin bulunduğunu gösterdi. Fakat, bu yüksek seviyeler tek başına kanser riskini arttırır mı? Oysa yüksek metallere maruz kalma durumu sürdürülürse diğer pek çok tehlikeli hastalık riski artabilmektedir. Ağır metallerle ilgili hastalıkların etkileriyle ilgili farkındalık arttıkça, kadınlar boğaz kanseri olmalarıyla ilgili daha çok endişe duymaya başladılar ve sonuçta bu durumun ruj kullanımıyla ilgili olduğu sonucuna vardılar. Rujla, genellikle yararlı değildirler, bundan dolayı üründeki metal içerikler, eğer fazla kullanıyorsanız, kanser riskini ve diğer cilt hastalıklarının görülme oranını arttırabilmektedirler. Bu sonu, somut bir delil olma olasılığını düşürebilir. Ortaya çıkan bilgile, ciltte kullanılan kozmetiklerin etkilerinin anlaşılmasında yardımcı olacaktır.   * Rujların içinde bulunan ağır metaller hangileridir? California Üniversitesi, Halk Sağlığı Berkeley Okulu’nun son yaptığı çalışmada, genelde kozmetik dükkanlarında satılan 32 çeşit ruju test etmekteydi.Onların bulduğu toksik metallerin başında kadmiyum,krom,alüminyum gibi metaller vardı.Bu sonuç,metallerin ürün içerisindeki konsantrasyonlarının artışı alarm vermek için yeterli.Bir karsinojen(kanser yapıcı) olan krom,mide kanserine sebep olmaktadır.Bir diğer karsinojen olan kadmiyum,akciğer kanserine davetiye çıkarmaktadır.Tekrar etmek gerekirse,rujlarda genelde bulunan ağır metallerden sadece bir tanesi bile vücumuz için yeteri kadar tehlikeli.

Devamı

Ruj Kansere Sebep Olur Mu?

2013-09-28 23:55:46
Ruj Kansere Sebep Olur Mu? |  görsel 1

250x250

Araştırmalar ve çalışmalar, rujların içinde yüksek miktarda ağır metalin bulunduğunu gösterdi. Fakat, bu yüksek seviyeler tek başına kanser riskini arttırır mı? Oysa yüksek metallere maruz kalma durumu sürdürülürse diğer pek çok tehlikeli hastalık riski artabilmektedir. Ağır metallerle ilgili hastal  

Devamı

Doğal Probiyotik Yiyecekler ve faydaları.

2013-09-28 23:51:44
Doğal Probiyotik Yiyecekler ve faydaları. |  görsel 1

250x250

Günlük beslenmenize doğal probiyotikleri ekleyerek, mide ve bağırsak sorunlarını önleyebilir, sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasını sağlayabilirsiniz. Doğada iki tür bakteri vardır. Bunlardan ilki; hastalıklara neden olan ve insan sağlığını bozan patojen bakterilerdir, ikinci grup ise; sindirim sistemimizin düzgün çalışmasını sağlayan yararlı bakterilerdir. Bakteriler derimiz dahil olmak üzere etrafımızdaki her yerdedir. Yararlı bakteriler ise, bağırsaklarımızda yaşarlar ve sindirim sürecine yardımcı olurlar. Aslında bağarsağımızdaki yararlı bakteriler olmadan besinlerin sindirimini gerçekleştiremeyiz. Antibiyotiklerin sık sık ve yüksek miktarda kullanılması patojen bakterileri öldürürken, yararlı bakterileri de öldürür. Bu durum çeşitli sağlık sorunlarına yol açar. Doğal probiyotik gıdalar sindirim sağlığının korunmasına yardımcı olur.   *Yararlı bakteriler bulunduran besinler: 4302_bakteri Probiyotik gıdalar, sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olan canlı mikroorganizmaları içeren gıdalardır. Bu günlerde mikroorganizmaların canlı kültürleri bazı yiyecek ve içeceklere ekleniyor, ancak doğal probiyotik gıdaların daha faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Probiyotik besin takviyeleri, piyasada mevcuttur ancak yapay olan her şey gibi yan etkiler gösterebilirler. Bu nedenle özellikle antibiyotik kullanımından sonra beslenmenize doğal probiyotik gıdaları eklemeniz önemlidir. Probiyotik kelimesi “yaşam için iyi” anlamına gelir. Antibiyotikler ve diğer bazı ilaçlar hastalığa neden olanlarla birlikte yararlı bakterileri de yok ederler. Aşırı işlenmiş gıdaların tüketimi veya fiberden zengin olmayan bir diyet vücudunuzdaki probiyotiklerin azalmasına neden olabilir. Uzun süreli ishal ve stres vücuttaki probiyotik bakterileri yok edebilir. Alkol ...

Devamı

Pınar Altuğ'dan gelin diyeti

2013-04-03 23:23:00

250x250

İki ananas, iki kivi! Ünlü diyetisyen Taylan Kümeli, geçtiğimiz hafta evlenen Pınar Altuğ için hazırladığı 'gelin diyeti' mönüsünü GÜNAYDIN'a anlattı: Sabah 2 dilim ananas, 2 kivi yiyin, papatya çayı için. Öğlen yoğurtlu sebze, 10 çilek, akşam ise ızgara ve salata.

Devamı

Doğal enzimler yaşam süresini artırıyor

2013-04-03 23:18:00

250x250

  Papatya, ananas, ve soyada bulunan proteolitik enzimler; kanser hastalarının yaşam süresini uzatıyor. Yapılan araştırmalar; 11 hastadan 9'unun yaşamının bir yıl uzadığını ortaya koydu   Proteolitik enzimler yani proteinleri eriten ve sindiren enzimler; kanser tedavisinde uzun süredir kullanılmaktadır. Ananas, tırtıl, papatya, soya ve domuz pankreasından elde edilen bu enzimler; pankreatin, bromelain, fungal proteazlar, papain ve serratia peptidazdır. 10 BİN HASTA 1906'da, embriyoloji uzmanı John Beard 'Kanserin Enzimlerde Tedavisi ve Bunun Bilimsel Temeli' adlı kitabında pankreas ekstresi kullanarak kanserin başarılı biçimde tedavi edildiğini bildirmiştir. Yıllar içinde pek çok alternatif kanser uygulamacısı proteolitik enzimleri gündeme getirmiştir; fakat en son Nicolas Gonzalez bunu gerçekleştirmiştir. Doktor Gonzalez proteolitik enzim almış yaklaşık 10 bin kanser hastasının kayıtlarını incelemiştir. Daha sonra uygun biçimde ilerlemiş kanser tanısı konulmuş 500'ün üzerinde ek hasta ile görüşmüş ve bunları da değerlendirmiştir. 1986'da, bulgularını bir monografta özetleyerek prognozları (hastalığın seyri) kötü olan; fakat beslenme rejimlerini izleyerek uzun süreli sağ kalım veya hastalığında görünür regresyon (koruyucu dürtü) olan 50 hastayı ayrıntılı olarak tanımlamıştır. ABD'DEN DAVET Gonzalez; 1993'te ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nde bir pilot çalışma yapmak üzere davet edilmiştir. Bu çalışmada İnopere pankras adenokarsinomu olan hastaları seçilmiştir. Çalışmada takip edilen 11 hastadan 9'u bir yıldan daha fazla yaşamıştır. 5/11'i iki yıl, 4/11'i 3 yıl ve ikisi 4 yıldan daha fazla yaşamıştır. Bu çalışmanın sonucunda; NCI, Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi, Columbia Presbiteryen Tıp Merkezi, New Y...

Devamı